Haber

Perinçek: “Türkiye kuşatmaya karşı bütünsel bir strateji kurmaya başladı”

Perinçek; "Rusya, Ermenistan’daki Paşinyan yönetimine karşı pozisyonda. ABD’nin Paşinyan’la bir darbe yaparak Ermenistan rejimini avucunun içine aldığını görüyoruz. Tabii Rusya yalnız bu sebeple değil ama genel olarak Astana cephesinde yer aldığı için Azerbaycan’ın yanında konumlanıyor" dedi.

Perinçek: “Türkiye kuşatmaya karşı bütünsel bir strateji kurmaya başladı” … Perinçek; “Bütün bu cephelerde barikatın karşı tarafında hep aynı ülkeler var. Karşımızda ABD ve İsrail eksenli güçleri görüyoruz. Bu eksene Akdeniz’de Fransa ve Yunanistan katılıyor” dedi. detaylar haberimizde…

Perinçek: “Türkiye kuşatmaya karşı bütünsel bir strateji kurmaya başladı”

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, vatan savaşındaki Azerbaycan’a ve Türkiye’ye zaferi kazandıracak uluslararası yönelimi anlattı. Perinçek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın paylaştığı ‘Suriye, Akdeniz ve Kafkaslardan kuşatılıyoruz’ tespitinin bütünsel stratejiye işaret ettiğini belirtti. Kuşatmayı yapanların ABD ve beraberindeki ülkeler olduğunu söyleyen Perinçek, bundan kurtulmak için “Astana ortaklığını her cephede sağlamalıyız” dedi. Perinçek, ABD’nin en büyük korkusunun Kafkaslarda Türkiye – Rusya – İran birlikteliği olduğunu söyledi.

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Habertürk’te Kübra Par’ın sunduğu Açık ve Net programına katıldı. Diğer konukları İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kamil Erozan, gazeteciler İsmail Saymaz ve Hadi Özışık olan programda Azerbaycan’ın Ermenistan işgaline karşı vatan savaşı öne çıktı. Doğu Perinçek, Türkiye ve Azerbaycan’ın başarısı için doğru stratejiyi anlattı: “Sayın Cumhurbaşkanımız çok önemli bir konuşma yaptı ve şöyle dedi: ‘Türkiye hem Suriye’nin kuzeyinden hem Kafkaslardan hem de Akdeniz’den kuşatılıyor.’ Bu sözlerden anlıyoruz ki Türkiye bütünsel bir strateji kurmaya başladı. Peki bu bütünsel strateji hangi gerçeğe dayanıyor? Bütün bu cephelerde barikatın karşı tarafında hep aynı ülkeler var. Karşımızda ABD ve İsrail eksenli güçleri görüyoruz. Bu eksene Akdeniz’de Fransa ve Yunanistan katılıyor. Libya’da bu cephenin diğer bileşenleri Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Körfez şeyhlikleri. Karadeniz’de de müttefikleri Ukrayna. İşte bu Amerikancı cephe, Kafkaslarda da Ermenistan’ı üzerimize sürüyor.”

ÇÖZÜM: KAFKASYA CEPHESİNDE DE ASTANA ORTAKLIĞI

Türkiye’nin bölge ülkeleriyle işbirliğinin başarı için kritik olduğunu kaydeden Perinçek şöyle devam etti: “Barikatın bizim tarafına gelişen dünya var, buna Astana diyelim. Aslında Astana süreci sırf Suriye’nin kuzeyi ile ilgili kurulmuş bir olay değil. Orada Türkiye, Rusya ve İran bölgesel bir stratejik birlik oluşturdu. Astana ortaklığını Kafkasya’da ve her cephede sağlamalı ve geliştirmeliyiz. Rusya, Ermenistan’daki Paşinyan yönetimine karşı pozisyonda. ABD’nin Paşinyan’la bir darbe yaparak Ermenistan rejimini avucunun içine aldığını görüyoruz. Tabii Rusya yalnız bu sebeple değil ama genel olarak Astana cephesinde yer aldığı için Azerbaycan’ın yanında konumlanıyor. Üç gün önce Mehmet Perinçek, Moskova’da Prigojin ile bir görüşme yaptı. Prigojin kim? Putin’in sağ kolu diyebileceğimiz büyük bir Rus iş adamı. Aynı zamanda Wagner’in sahibi diye biliniyor. Mehmet Perinçek’e yayınlanması içi verdiği metinde Erdoğan hükümetinin vatanını milletini savunan bir tavır içinde olduğunu söylüyor. Karabağ’da ki Ermeni işgalinin son bulmasını Rusya’nın da desteklediğini belirtiyor. Ama Türk basınında bazı çevreler, Rusya ve İran için “Ermenistan’ı destekliyorlar” gibi haberler yapıyorlar, algı üretiyorlar. Çünkü Amerika’nın Kafkaslarda da en büyük korkusu Rusya’nın ve İran’ın Türkiye ile birlikte hareket etmesi. Çünkü bu ittifak ABD’ye kaybettiriyor.”

BAHÇELİ’NİN NAHÇIVAN YORUMU

Perinçek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Nahçıvan Azerbaycan’a katılmalı” değerlendirmesini yorumladı. Perinçek, “Stratejik olarak Sayın Bahçeli doğru bir saptama yapıyor. Nahçıvan ve Azerbaycan ayrı cumhuriyetler değil. Aynı vatanın toprakları. Vatan toprağını Azerbaycan Türklerinin oturduğu alan belirliyor. Aynı zamanda bizim de vatanımızın parçası. Vatanımıza bütünüyle sahip çıkacağız. Azerbaycan topraklarını kazanmak bir kurtuluş savaşı veriyor. Biz İzmir’i nasıl kurtardık, Azerbaycan toprakları da öyle kurtarılacak.” dedi.

CİHATÇILAR ÜZERİNDEN PSİKOLOJİK HAREKÂT

“Türkiye, Azerbaycan’a cihatçıları gönderiyor” iddialarının Batı tarafından Türkiye’ye yöneltildiğini belirten Perinçek suçlamalar karşısında cesur olmamız gerektiğini vurguladı: “Cihatçılar bütün dünyada lanetlenmiş kuvvetler. Böyle olunca Türkiye’nin onları kullanması ‘elinin kirlenmesi’ olarak sunuluyor. Burada cihatçılar üzerinden Türkiye’ye karşı bir psikolojik harekât var. Bizim bu saldırı karşısında mahcup davranmamız doğru değil. Savaş, “Yerdeki taşı alırsam elime çamur bulaşır” endişesiyle yapılmaz. Böyle ezikliklerden kurtulalım. Orada bir vatan savaşı veriliyor. Bütün savaşlar, bizim İstiklal Savaşımızda olduğu gibi, her türlü imkân ve yöntem kullanılarak kazanılır. Elbette, Azerbaycan’la koordinasyon içinde ve uluslararası hukuka uygun olacak. Zaten öyle… Milli Güvenlik Kurulu’nun açıklamasında da, Cumhurbaşkanımızın yaptığı açıklamalarda da bu yaklaşım var. Zafere ulaşılması için ‘Azerbaycan’la birlikte ben yaparım’ diyeceğiz. Türkiye’de bazı kesimlerde ‘savaşa girme’ korkusu var. Savaştan korkarsak savaşın içine düşeriz. Türkiye, kendisine namlularını doğrultanlara nasıl karşı koyabilir? Ancak onlara meydan okuyarak…Savaşmaktan korkmadığımızı herkes görecek. Düşmanı caydırmak için gücümüzü göstereceğiz. Öz gücümüzü ortaya koyacağız ve ittifak potansiyelimizi değerlendireceğiz.”

TSK’NIN ZAYIFLADIĞI İDDİASINA YANIT

Perinçek, “Türkiye’nin eski gücünü kaybettiği” yönündeki iddialara da yanıt verdi: “Savunma Bakanlığımız önemli bir açıklama yaptı. Açıklamada ‘20 bin 300 FETÖ bağlantılı kişiyi TSK içinden temizledik’ denildi. Onlar Türk askeri, Türk pilotu değildi. Türk pilotu olmadıklarını 15-16 Temmuz gecesi, Meclisimizi, Emniyet Kuvvetimizi, halkımızı bombaladıkları zaman gördük. O unsurların temizlenmesiyle bugün TSK pilotsuz kalmış değil. Aksine Türk Ordusu daha çok güçlendi. En önemlisi TSK içindeki Amerikan Gladyosu sökülüp atıldı. Bizimle birlikte Silivri’de yatan komutanlarımızın çoğu görevlerine döndüler. Birliklerin başına geçtiler. Amerikan basını, Yunan basını Türk Ordusunun zayıfladığını yazabilir. Zaten onların adamları tasfiye edildi ve bundan dolayı çok rahatsızlar. Türk Ordusu, vatanımıza yönelik tehditlerin olduğu her yerde kahramanca mücadele veriyor.”

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

Başa dön tuşu